Devlet Bahçeli, Kürt oyları düşer mi? sorusuna çıldırdı!

Partisinin grup toplantısında söz alan Bahçeli, “Seçim ittifakı Kürt oylarını etkiler mi?” diye konuşanlara “MHP’yi kim Kürt düşmanı gösteriyorsa alçaktır.” ifadelerini kullanarak sert bir şekilde yüklendi.


Devlet Bahçeli, Kürt oyları düşer mi? sorusuna çıldırdı!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında konuştu. Seçim ittifakı eleştirilerine cevap veren Bahçeli, “MHP’yi kim Kürt düşmanı gösteriyorsa alçaktır.” şeklinde konuştu.

Bahçeli’nin açıklamasından öne çıkanlar:

ARTIK OYALANACAK VAKİT KALMADI

Artık oyalanacak vakit kalmamıştır. Dün olduğu gibi bugün de meydan şeytana bırakılmayacaktır. Terör örgütlerine karşı tarihin en şiddetli ve etkili mücadele ruhu çok şükür devrededir. Bundan memnunuz, destek ve katkımızı sürdürüyoruz. FETÖ, PKK, PYD, YPG, IŞİD Türkiye düşmanlığında buluşmuş hıyanet ortaklarıdır. 15 Temmuz 2016 hain FETÖ darbe teşebbüsü ile vahim boyut kazanan terör süreci ülkemizi yakın markaja almıştır. Türk milleti 15 Temmuz’da vahşi ve vandal bir saldırıya maruz kalmışlardır. Allah muhafaza FETÖ başarsaydı Türkiye işgale uğrayacak, cumhuriyet tasfiye edilecekti. FETÖ başarsaydı Türkiye iç savaş koşullarına mahkum kalacaktı. Seneler içinde devletin hücrelerine kadar sızan, yargıdan üniversitelere, eğitimden medyaya kadar girmedik yer bırakmayan hainler Türkiye’yi ele geçirmekle görevlendirilmişlerdi.

“KAPANMAMIŞ BİR HESABIMIZ VARDIR”

Türk milleti ihaneti durdurdu. Gaspedilen uçaklardan atılan her bombanın, her füzenin masumlara sıkılan her kurşunun hesabı alçaklardan, Pensilvanyalı canilerden bir bir sorulmaktadır. Teröristbaşı halen Pensilvanya’daki inindedir. ABD tarafından açıkça korunmaktadır, kollanmaktadır. Türkiye’nin bütün mücadelelerine karşın bu hain Türkiye’ye iade edilmemiştir. FETÖ’yü ABD’den ayrı düşünmek, geldiğimiz bu aşamada makum bir izah tarzı olmayacaktır. Kaçak güreşmeye lüzum yoktur, kıvırmaya hiç gerek yoktur. Kapanmamış bir hesabımız vardır, er ya da geç bu hesap görülecektir.

“ÖRGÜT KRİPTO YÜZLERİ PERDELEMEK İÇİN OYUN KURMAKTA”

15 Temmuz 2016’dan sonra toplam 159 bin 506 kişi gözaltına alınmış, 47 bin 523 kişi tutuklanmıştır. 2017 senesinde da 50 bine yakın gözaltı, 48 bin kişi tutuklanma önlemi ile karşılaşmıştır. Mücadelenin azimle devamı elzem ve acildir. Mor Beyin ile Bylock programına yönlendirildiği saptanan 11 bin 480 kişinin masum olduğu da anlaşılmıştır. Mor Beyin karmaşası münakaşaları alevlendirmiştir. Örgüt her yolu denemekte, her tezgah ve tehditten medet ummakta, kripto yüzleri perdelemek için oyun kurmaktadır. FETÖ iblisi son kozu ile, son komploları ile mücadeleye gölge düşürmenin hesabındadır.

Her şey ortadadır, davaları kurnazlıkla sulandırma girişimleri bellidir. Suçlu ile suçsuz, doğru ile yanlış içiçe girmektedir. Devletin temel direği adalettir, adalet mülkün temelidir. Adalet olmadan devletin varlık göstermesi olasılığı yoktur. İnsan şerefini yaşatmak için de bir o kadar mühimdir. Sayın Başbakan ‘Geciken adalet vicdanları yakan ateştir’ derken haksız mıdır? Mağdurların mahkumiyet yaşaması adalet duygularını köreltecek, devlete güveni zedeleyecektir. Türkiye bir hukuk devletidir. Hukukun üstünlüğü herkes için bağlayıcıdır.

“ADALET KURUMLARININ KAN KEYBETMESİ ÇARPIKLIKTIR”

1- FETÖ ile mücadelede devlet aklı topyekün devrede midir? Yoksa kısıtlı sayıda devlet adamının çabası ile mi süreç yürütülmektedir.

2- FETÖ ile mücadelenin bir stratejisi var mıdır?

3- Fikri temelleri, milli hedefleri, hukuki sınırları berrak bir zihinle tespit edilmiş midir?

4- Bu terör örgütü ile mücadelenin sınırları nedir?

5- Biriken sosyal maliyeti, mağduriyetleri nasıl bertaraf edeceğiz.

İnanıyorum ki, Sayın Cumhurbaşkanı da bunları düşünüyor, üstünde kafa yoruyordur. TRT baskını hakkında dava, Kocaeli baskını davası, Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi hakkında dava süreci hala devam etmektedir. Yargı organları arasında karmaşa, çekişme hakimdir. Birisinin verdiği kararı diğeri bozmaktadır. Adalet kurumlarının kan kaybetmesi çarpıklıktır. Bu tablo yanlıştır. Şüphe ve endişeleri artıracaktır. Toplum ve devlet yaşamına korku sinmiştir.

“İTİRAFÇILIK YARIŞININ KUŞKULU YANLARI FAZLADIR”

FETÖ davaları artık süratle karara bağlanmalı, mahkeme safahatları nihai hükmünü açıklamalarıdır. Kripto damarının aktif müdahalesi ile Türkiye’nin önü kesilmeye çalışılmakta, millet adalet kurumlarına inancını sorgulamaya başlamaktadır. Bir gün kahraman ilan edilen öbür gün hain olmaktadır. Bir yüzbaşı sıkıyı görünce “FETÖ’cüyüm” diye teslim olmuştur. 11 Ocak 2018’de Gölcük’te görevli bir yarbay ve 2 astsubay itirafçı olmak istediklerini söylemiştir. İtirafçılık yarışının kuşkulu yanları fazladır, birdenbire ortaya çıkmaları manidardır. FETÖ düşmandır, haindir. Üstünden silindir gibi geçilmeli ve nihai olarak yok edilmelidir. Bunun arası, ortası, başı, sonu, aması, ancağı yoktur. Haine hoşgörü insan haysiyetine darbedir. Mazlumların ahını almak bir insan hak ve hukukunu hiçe saymak büyük bir vebaldir. Devlet gururu, şuuru bu şekilde bir vebale ortak olmaz, asla olmamalıdır.

“ABD LAFA GELİNCE MÜFFEFİLİMİZ, STRATEJİK ORTAĞIMIZDIR”

FETÖ’nün mağdurlar üstünden kurduğu istismar oyunu tutmayacak, Türk milleti varlığına kastetmiş namussuzları asla affetmeyecektir. Bu rezilleri artık tamanen yaşam ve gündemimizden kuyumcu titizliği ile çıkaralım. Türkiye’nin önünde mutlaka aşması gereken 3 ayaklı terör probleminden ikincisi elbette PKK’dır. Üçüncüsü ise güney sınırlarımızda, PYD-YPG’dir.

Sınırlarımızın hemen dibi PKK’nın Suriye ayağından ibaret değildir. Türkiye’nin kiralık terör örgütleri ile teslim alınması, boyun eğdirilmesi dayatılmaktadır. Karanlık operasyonların nedeni budur. ABD, Suriye’nin kuzeyindeki PKK-PYD-YPG ile gayri meşru birliktelik içindedir. ABD lafa gelince müttefikimiz, stratejik ortağımızdır. ABD Suriye’de terörü ve teröristleri himaye etmektedir. Devlet olma vasfını terör örgütleri ile aynı seviyeye düşürürerek dinamitlemektedir.

“ABD, KUYRUĞA GİREN KATİLLERİN GEÇİM KAPISI HALİNE GELMİŞTİR”

Sayın Erdoğan ile Trump telefonda görüşmüş, YPG’ye silah verilmeyeceği duyurulmuştur. ABD’nin YPG aşkı kara sevdaya dönüşmüştür. Yazıklar olsun ki ABD kuyruğa giren katillerin geçim kapısı haline gelmiştir. Bu namertlik ABD’nin tutunduğu siyasi zemini çatlatacaktır. Bu ülkenin her tarafta bezi, her taşın altında eli vardır. Terör örgütlerine sözde ordu kurdurulması ne demektir? ABD bu şekilde bir kepazeliğe nasıl onay vermiştir? Bundan sonra dünyanın huzur ve istikrarından kimler, nasıl bahsedecebileceklerdir. ABD’nin beli silahlı kovboylardan müteşekkil çete mantığından kurtulamaması ahlaksızlıktır. Kandil’den gelen canilere eğitim verildiği gazete sayfalarındadır. ABD komutanı IŞİD’in canlanmasını önleme gerekçesi ile sınır muhafız birlikleri kurulmasını duyurması ile bölgede tansiyon yükselmiştir. Terör örgütü PKK-PYD Suriye’nin yüzde 25’ini kontrol altına almış bulunmaktadır. ABD, Suriye’de 12 askeri üs kurmuştur. Kirli emelleri ile simsiyah kesilen Beyaz Saray yönetimi terörist ortakları ile 30 bin kişilik sözde kuzey ordusu kurmak için kolları sıvamıştır. Sözde sınır birliklerinin komutası, SDG’nin olacaktır. İddialar böyledir. Peki, SDG ne demektir? Canavarların kamuflajıdır. Sözde birliğin Türkiye ve Irak sınırlarını kontrol edeceği dile getirilmektedir. Sınır demek devlet demektir, egemenlik alanlarının çizildiği yer demektir. ABD, PKK’ya devlet kurmuştur da bizim mi haberimiz olmamıştır. Gelişmeler karşısında sözde kuzey ordusunun kurulması hakkında haberlerin ifşa olması sebebiyle ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Dışişleri Bakanlığı’na çağrılacak izahat talep edilmiştir. ABD, terör örgütleri ile suç üzeri basılmıştır.

“AFRİN TEMİZLENMELİ, TERÖR KAMPLARI YERLE BİR EDİLMELİDİR”

Hedeflenen Türkiye’yi ablukaya almaktır. Milletçe ne kimseye muhtaç olduk ne de kimseye minnet ettik. Anamızın duası ile geldik, hocanın selası ile de gideriz. Türkiye’ye parmak sallayanları, emrivaki dille Türk milletini dize getirmeyi aklından geçirenleri anasından doğduklarına pişman ederiz. Biz muzaffer bir milletiz. Türk devleti tüm milli güç unsurları ile terörizmi kaynağında imha etmek için harekete geçmelidir. Afrin’e bir şafak vakti girip terör koridorunun yolun kesmek helali hakkımızdır. Afrin temizlenmeli, adi terör kampları, terörist üreme alanları yerle bir edilmelidir.

Korkak ve kaçak yaşamaktansa kahramansa ölmeyi tercih ederiz. Hükümetin can pahasına yanındayız. Yiğit askerlerimizin duacısıyız. Allah gazamısı mübarek kılsın. İlahi yardımını bizlerden esirgemesin.

“ABD’NİN GÖZETEMİNDE SÖZDE ORDU KURMASI TÜRKİYE’Yİ ATEŞE VERMEKTİR”

İdlib şehrinde ateşkesin korunmasını temin etmek için 8 Ekim 2017 itibariyle Türkiye keşif faaliyetine başlamıştır. Rus üslerine yapılan saldırılar netincesinde İdlib ve güneyi karışmış ve yeni bir göç dalgası sınırlarımıza ulaşmıştır. ABD suçlamaları kabul etmemektedir. Peki, drone saldırılarını yapanlar kimlerdir? Ülke olarak amacımızın çatışmaları tamamen önlemek olduğu deklaer edilmiştir, ancak çatışma çıkmıştır. İdlib krize girmiştir. Bu vaziyet karşısında Rusya Savunma Bakanlığı, Türk Dışişleri Bakanlığını atlayarak doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na mektup gönderilmiştir. Rusya’nın Türkiye’yi itham etmesi Astana ruhuna terstir. PKK-PYD’nin ABD’nin gözetiminde sözde ordu kurması Türkiye’yi ateşe vermek demektir. Tehdit aynıysa ayrı düşmenin alemi de yoktur.

GÜNÜN ÖZETİ
Haber Video
İlginizi Çekebilir
Atatürk gazilik unvanın bedelini cephede ödedi, sarayda değil!

Atatürk gazilik unvanın bedelini cephede ödedi, sarayda değil!

MHP'nin, AK Parti'li Metin Külünk'ün Erdoğan'a gazilik unvanı verilmesiyle alakalı kanun teklifine, "yeşil ışık yakmak" olarak adlandırılan "Değerlendiririz" cevabının sonrasında partinin İstanbul Milletvekili Atila Kaya ilk eleştiriyi yaptı. Bu önerinin cephedeki askerlere "saygısızlık" olduğunu belirten MHP'li Kaya, "Öykündüğünüz Atatürk o unvanın bedelini cephede ödedi, sarayda değil" ifadelerini kullandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yaz