İbrahim Tatlıses: “Şarkı söylemeye devam edeceğim!”

2011 senesinde uğradığı silahlı saldırı sonrasında sessizliğini bozan İbrahim Tatlıses bu zamana kadar gelişen olaylar ve kendisiyle ilgili çok çarpıcı bilgiler verdi.


İbrahim Tatlıses: “Şarkı söylemeye devam edeceğim!”

İbrahim Tatlıses’in, Posta Gazetesi’ndem Alev Gürsoy Cimin’e verdiği röportaj şu şekilde:

Ani bir kararla İzmir’e yerleştiniz, neden?

Latif Doğan diyor ya, ‘Küstüm.’ Ben de İstanbul’a küstüm.

Küskünlüğünüz neden?

Her şeye ve herkese küstüm esasında. Şuanda isim verirsem bana yakışmaz. Bugüne kadar değer verdiğim insanlar meğer verdiğim değere layık değillermiş, bunu öğrendim. Herkesin hatası ve keşkesi vardır, insanız. Ki benim de oldu. Ama çoğu insandan gördüğüm vefasızlığı ya da dar günlerinde yanında olduklarımın bu süreçte yanımda olmayışlarını kabul edemiyorum. Hani diyor ya türküde, ‘İyi gün dostları dar günde haney.’ Kimseye muhtaç değilim şükür, para pul manasında söylemiyorum. Yaşamımda hiç eksik bir şey yapmadım. Herkesin yanında oldum. Baba, kardeş, ağabey gibi.

Anladığım kadarıyla vefasızlık var.

Zirvedeyken herkes yanımdaydı ama o zaman peşimde fır fır dönenlerin çoğu şuanda fırıldak olmuş, yoklar. Merakım şu; 7 senedir piyasada yokum diyerek mi bunlar? İnsan bir düşmeye görsün.

Siz düştünüz mü?

Düşmedim, hâlâ dimdik ayaktayım ve kimse unutmasın, gene zirvedeyim. Yalnızca insanların ikiyüzlü oluşuna, çıkarcılığına küskünüm. Yaptığım iyilikler uçtu gitti, ne balık bildi ne alık!

Bu sitem sanat camiasına mı?

Sanat camiasına da, iş adamlarına da, dost dediğim ağabeylerime de… Şu durumdayken beni hoş görmeleri gerekirdi, çünkü bir tarafım eksik. Dört dörtlükken iyiydim, üç dörtlüğüm şuanda. Yani ritmim aksak, müzikte öyledir. Bu olay ardından aldığım haplar fili devirir türden. Unutkanlık da yapıyor. Bu haldeyken her şeyim onlara normal gelmeliydi.

“O SES GERİ GELECEK VE YİNE SÖYLEYECEĞİM”

Bir sesiniz var ki, dünyada eşi benzeri yok. O saldırıda sesinizi de kaybettiniz mi?

Hayır. Sesim yalnızca bir süreliğine gitti. O ses geri gelecek. Sesimde bir şey yok. Şuanda ufak tefek birkaç işim var. Onları halledeyim gene şarkılarımı, türkülerimi söyleyeceğim. Ben gene aynı İbrahim Tatlıses’im, sevenlerim üzülmesin. Gene olacak, illa olacak. Kimse sevinmesin, böbürlenmesin. Ya olacak, ya olacak!

Çok acıdır ki, bu olaydan sonra ‘Artık şarkı söyleyemez, felç kalır, hatta yaşar mı bilmiyoruz’ yorumları bile yapılmıştı.

‘Herkes şerefsizlik yaptı’ desek daha doğru olur. Bir şey bilmiyorsun, neden kafana göre yorum yapıyorsun? Nereden biliyorsun? Ardından bunları öğrendim ve çok kızdım. “Önümü kesti” dediğin adam için çıkmış konuşuyorsun. İsim sorma bu bahsettiğim kişiye dair! Yedi yıldır ortada yokum, sen neredesin? Milyonlar satan albüm mü yaptın? İbrahim Tatlıses’in yerini doldururuz diyerek düşünenler neredeler? Merak ediyorum.

O süreçte yaşama tutunacağınıza inanmış mıydınız?

Öldürmeyen Allah öldürmüyor. Yaşıyorsam Allah’ın bana lütfu bu.

Size saldıranlara karşı ne hissediyorsunuz?

O insanları şahıs olarak cezalandırmak istemiyorum. Allah onları bildiği gibi yapsın. Rabbime havale ettim. Onların da günahı yok bana göre.

Neden size saldırdılar?

Allah yaptı. Cenabı Hak ya onlara bir ceza verdi ya da bana. İkimizden biri cezalıyız. Allah’ın dışında kim yapabilir bu şekilde bir şey? İbrahim Tatlıses’e kim pusu kurabildi bu zamana kadar? Hiçbir kulun kuvveti yeter mi?

Allah’ın neden bu şekilde bir ceza verdiğini düşünüyorsunuz?

Bilmediğim bir günah işlemişim, nereden bileyim? Ama bak, onlar içeride ben dışarıdayım, arada da bu şekilde bir fark var yani. Bana göre gene ben onlardan daha şanslıyım.

Peki, onlara göre bu saldırının nedeni neydi?

Beni basamak yapmak istediler. ‘İstanbul’a geldik, isim yapalım, bu kiminle olur İbrahim Tatlıses’le olur.’ Yani beni vurarak üstümden reklam yapmak istediler. Daha öncesinde de bir takım olaylar meydana gelmişti.

Irak’ta iş yaptığınız ortaklarınız yaptı demişlerdi.

Yok yalan, onlarla ilgisi yok. Bu işe sebep olanlar Adana’da öldü mesela. Hasan Bora menajerimdi. Ne oğlunu tanıdı ne de karısını, yatakta öldü. İçtiğimiz su ayrı gitmezdi, aynı yatakta bile yattık. Ama artık bu saldırı olayını kapayalım. Geldi geçti, deldi de geçti!

Peki sağlık vaziyetiniz nasıl? İyi misiniz ruhen ve bedenen?

Sağlığım süper. Yiyorum, içiyorum, kendi işimi kendim görüyorum, dostlarımla oturup kalkıyorum, tavlamı oynuyorum. Daha ne olsun?

Fiziksel olarak nasılsınız?

İyi ama çok daha iyi günler yakındır. Bana soruyorlar “Sol tarafını hissediyor musun” diyerek. Niye hissetmeyeyim? En çok bu soruya üzülüyorum. Kardeşim ben her şeyi hissediyorum. Düşmüş muamelesi yapmayın! Allah’ın bana verdiği bir cezadır bu, ama bu cezayı alacak. Bunun bir günü var bekleyin, sabredin. Ben sabrediyorum. Beni özleyenlere bir daha dönmek istiyorum.

“GÖLGEM YETİYOR İNSANLARA”

Sahneler mi, İbo Show mu, en çok neyi özlüyorsunuz?

Özlenmez mi ama gene olacak! İbo Show’a çıkıp oturacağım, sanatçılar gelecek sohbet muhabbet edeceğiz. Onlar söyleyecek, arada bir şarkı da ben patlatacağım. İbo Show’u çekmek istiyorum. İnsanlar, “Karşımıza otur, yeter” diyor. Gölgem yetiyor onlara.

Hâlâ varlıklı mısınız?

Allah eksik etmesin. Hiç maddi sıkıntım yok. Seyrantepe’de bir yerim var, satsam 35-40 milyon dolar eder. Otelimiz, evlerimiz var, daha ne olsun? En önemlisi de annem, kardeşlerim, çocuklarım, torunlarım…

“AYŞEGÜL’Ü SEVİYORUM EVLENMEK İSTİYORUM”

Küçük kızınız Elif’in yeri bir başka gibi adeta?

O küçük olduğu için daha çok ilgileniyorum elbette. Ben küçüklere çok değer veririm. İdo da benim için öyle. Elif ile alakalı epey şanslıyım. Ayşegül Hanım inanılmaz özverili. Çocuğumun babasızlık hissine kapılmaması için her şeyi yapıyor, o da ben de. Elif’imin psikolojisine bakıyorum, başka çocukların babasına bakıyor, üzülüyor. İstemiyorum bu şekilde büyüsün. Onun için Ayşegül Hanım ile tekrar evleneyim dedim.

‘Ayşegül’e aşık değilim ama tekrar evlenmek istiyorum’ demişsiniz geçenlerde, çok şaşırdım?

Evet istiyorum. Bizzat kendisine bir yanlışlık yapmadım. Kabul ederse evlenirim, etmezse de canı sağolsun.

En azından ‘Aşık değilim’ demeseydiniz bari!

Kardeşim, ben öyle demedim ki. Soruyu soran ‘Aşık mısın’ şeklinde konuştu, ben de ‘Şu an birine aşık mısınız’ biçiminde algıladım. ‘Ayşegül’e aşık mısın’ demedi ki. Sonra başladılar ‘Aşık olmadığın insanla neden evleneceksin?’ diyerek. Ben Ayşegül Hanım’ı rencide eder miyim? Niye söyleyeyim aşık değilim diyerek? 19 yıl birlikte kalmışım. O kadar yıl insan insanı sevmez mi, aşık olmaz mı? Ya da çocuk niye yapar? Onu tabii ki çok seviyorum.

Evlenmeyi sahiden düşünür müsünüz?

Elif için ne gerekirse onu yaparım. Derya (Tuna) Hanım da demiş ki; ‘İbrahim Bey Elif için her şeyi yapar.’ O da biliyor ki, ben yanlış bir şey yapmam ve çocuklarım için her şeyi yaparım. Elif niçin babasız büyüsün? Şuanda düşün, Ayşegül Hanım başka bir insanla evlense, Elif ona nasıl ‘Baba’ diyecek, niye desin?

Öyle bir şeye izin verir misiniz?

Ben despot muyum? Herkes seçimlerinde özgür. Ama sanmıyorum ki başka birini getirip baba dedirtsin çocuğuna. Öyle bir karakter değil Ayşegül Hanım.

Derya Hanım’dan sonra yaşamınızda en uzun süre kalan kadın Ayşegül Hanım değil mi?

Derya Hanım, bir de Ayşegül Hanım. Derya Hanım 25 yıl etti, halen hayatımdadır, halen gömlek alır, ayakkabı alır. Hep candır, benden uzak değildir. Çünkü arada çocuğumuz var.

Şu an yaşamınızda kimse var mı?

Yok.

Hayatınızda kimse olmaması sizinle örtüşmüyor. ‘İbrahim Tatlıses çapkındır’ denilir ya

.

Ben çapkınım, gene söylüyorum, hala çapkınım.

İçiniz dışınız bir gerçekten…

Ondan kaybettim ya hep.

Bence ondan dolayı kazanmışsınız, o kadar insana iş güç vermişsiniz.

Bu saatten sonra bana göre İbrahim Tatlıses hangi kapıyı çalsa karnını doyurur, hangi kapıyı çalsa bir yatak bulur, elini uzatsa ona uzanan bir el görür. Bu saatten sonra kendimi düşünmüyorum.

“MAĞARADAN SARAYA, EŞEKTEN UÇAĞA”

Kaç yıldır piyasada yoksunuz, gene fotoğraf çektirmek için insanlar kuyruk oluyor. İzmir’de açtığınız Tatlıses Kebap’a insanların çoğu sizi görmek için geliyormuş.

Onlar sayesinde zaten İbrahim Tatlıses oldum. İyi ki varlar. Ama ben de geldiğim yeri hiç unutmadım, şımarmadım, halktan biri kaldım, ‘mağaradan gelen İbo’ olarak. Mağarada doğmuşum, eşeğim vardı altımda. Sonra saraylarda oturacağıma, altımda uçağım olacağına kim inanırdı? Ben hiçbir şeyi inkar etmeden geldim buralara. Dört kez vergi rekortmeni oldum. Albüm çıkarmadığımda çarşı ölürdü, kan ağlardı. İbrahim Tatlıses kaseti çıkınca kuyruklar olurdu çarşıda. Burada da benimle fotoğraf çektirmek isteyen güzel insanların kuyruğu var. Ben de hiç sıkılmadan usanmadan sarılıp, hoş beş ediyorum. Bana çok iyi geliyor o sevgi, o hürmet.

“BEN SÜNNETÇİ MİYİM, ÖNÜNÜZÜ KESEYİM?”

Bu kadar uzun süre zirvede kalmak zor ve orası çok kaygan bir zemin, nasıl başardınız?

Kolay olur mu? Çelme takan, ayağının altına sabun koyan… Diyorlar ya, “Önümü kesti, önümü kesti…” Ben sünnetçi miyim, önünüzü keseyim? Kimsenin ekmeğiyle oynamadım. Oynadıysam Allah da benim ekmeğimi kessin. Gıcık olduklarım oldu ama iş vermeyin demedim. Oysa piyasada çakal oğlu çakallar var.

Çok var mı bu çakallardan?

Çok! Berberimin kapısında saatlerce bekleyen bir adam vardı, sırf İbo Show’a çıkmak için. Bir gün televizyonda gördüm, şeklinde konuştu ki “Bu ülkenin savcısı, hâkimi yok mu, niye bu adamı almıyorlar içeri?” Buna da çüş dersin artık. Ayıp be! Bu ikiyüzlülük nedir bu şekilde?

Neden bu şekilde şeklinde konuştu?

Atatürk’e ‘Ato’ dedim ya televizyonda, ondan. Oysa art niyet yoktu. Bizim büyüklerimize ‘Ato’ derler, ‘Ata’ derler, saygıdan. Büyüklerimizden öğrendiğimiz bu. Ben de ‘Ato’ dedim, koydum arkama tablosunu. Ben Atatürk aşığıyım. Bana kimse Atatürk’ü anlatmasın, Atatürkçü ayakları yapmasın. Benden daha Atatürkçü varsa, bileklerimi keserim.

“YALAKA DEĞİLİM, TAYYİP BEY’İ GERÇEKTEN SEVİYORUM”

Afrin’i de sormak isterim. Sanatçıların kimileri ‘Savaşa hayır’ diyerek imza topladı. İktidar epey tepki gösterdi. Siz ne düşünüyorsunuz?

İnsanların ölmesine karşıyım. Kim olursa olsun, Kürt, Arap, İngiliz, Japon. ‘Gavur’ diyoruz ya, bazı gavurlar bizden iyi bana göre. Herkes Allah’ın oluşturduğu bir kul. Ben savaş ister miyim? Hayır. Kavga ister miyim? Hayır. İnsanların ölmesini ister miyim? Hayır. Ama bir karış toprağıma göz dikenin gözünü çıkarırım. Gücüm yeterse tabii. Öte yandan Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı destekliyorum. Bugüne kadar kimse kafa tutamadı Amerika’ya, adam siyaseti iyi biliyor. Ve ben onu gerçekten seviyorum. Lider gibi lider.

Resepsiyona giden sanatçılara bazı kesimler ‘Yalaka’ diyor. Siz de gidiyorsunuz zaman zaman. Nasıl bakıyorsunuz bu konulara?

Ben yalaka değilim. İlk günden beri Tayyip Bey’i seviyorum. Zaman zaman çok da sert eleştirilerim oldu. Genç Parti’den milletvekili adayı olduğum dönem çok laf söyledim. Ama o kimseyi bertaraf etmedi. Yalnızca iyi lider değil, öte yandan iyi bir insan. Kindar değil, onun için vatan, memleket ve halkı mühim.

Daha sonra AK Parti’den aday oldunuz değil mi?

Üç defa aday oldum. İki kere Tayyip Bey’in hatırı için vazgeçtim. Belediye Başkanı’na sıktılar ya Siverek’te. Demiş ki, ‘İbrahim Tatlıses, Urfa’da konuşma yapacak. Allah korusun, bir şey olur, yanında değiliz ki koruyalım. Söyleyin ki, biz onu düşünüyoruz yoksa kendisi bizim miletvekilimizdir.’ Allah’ı var, ne zaman kendisine telefon açsam çıktı. Ben aramadan bile beni aradı ‘Ne yapıyorsun başkan’ diyerek.

Bundan sonra siyaset olacak mı?

Olacak. Ya olacak ya olacak. Beyefendi ne derse o olur. ‘Evet’ derse, İzmir’den girmeyi isterim fazla zorlanmadan. Urfa’dan koymasın.

“ERKEK ADAM AĞLAR”

Annenizin de bir dileği vardı, sizin milletvekili olmanız.

Evet. İnşallah 2019’da bu isteği yerine gelir. Annem çok rahatsız, inşallah yetişir (Ağlıyor). Bir de Tayyip Bey’i çok seviyor, ‘Beni tanıştır’ şeklinde konuştu, kısmet olmadı. Bu keşke gerçekleşse. Bir defa dünya gözü ile görse canım anam Tayyip Bey’i.

Siz hep ağlar mısınız?

Ağlamayan adam dolu adam değildir. Boş insanlar ağlamaz, hiçbir şey umurunda değildir. Erkek adam ağlar, adam olan ağlar.

Evlenirseniz bir çocuk daha düşünür müsünüz?

Her an. Sağlığım yerinde bir adamım, neden çocuk yapmayayım. Bundan sonra kendimi çocuklarıma adamışım. Kadın gelir geçer, o ayrı ama çocuklarım number one.

“ISMARLAMA VELİAHT OLUR MU?”

Yeni sanatçılardan kimi beğeniyorsunuz

?

Var mı ki?

Yok mu?

Var da, ben mi görmüyorum?

Sizin sesinize yakın biri ya da veliahtınız olacak birisi var mı?

Ismarlama veliaht olur mu?

GÜNÜN ÖZETİ
Haber Video
İlginizi Çekebilir
Kuzey Kore, Ponpon Kızlar İddialarıyla Karıştı!

Kuzey Kore, Ponpon Kızlar İddialarıyla Karıştı!

Güney Kore'de gerçekleştirilen Kış Olimpiyat Oyunları devam ederken, Kuzey Koreli ponpon kızların ülkelerinde cinsel ilişki kölesi olarak kullanıldığı iddiaları gündemi sarstı.

One comment
  1. ahhh canimm IBO , ben de azeriyim, ismim Deryadir, size o kadar asiqim ki , allah size var etsin, keske bir gun kapimi calasiz, size cok seviyoruz, oglum arabdir, amma arabasinda sizing sarkilari dinler, keske gercek ola size gore bilem yada bir numaraniz ola telefon edem sesini duyam ne olar allah rizasina

    deryali2010@live.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yaz