İklim değişikliği bebeklerin doğum ağırlığını etkiliyor mu?

Avustralya'da yapılan yeni bir araştırma, iklim değişikliğine anne karnında maruz kalan bebeklerde düşük doğum ağırlıklarının gözlemlendiğini ortaya çıkardı.

İklim değişikliği bebeklerin doğum ağırlığını etkiliyor mu?

Avustralya'da yapılan yeni bir araştırma, iklim değişikliğine anne karnında maruz kalan bebeklerde düşük doğum ağırlıklarının gözlemlendiğini ortaya çıkardı.

Curtin Üniversitesi'nin yeni, büyük ölçekli bir çalışması, hamilelik sırasında aşırı biyoiklimsel maruziyet ile bebeklerin gebelik yaşına göre doğum ağırlıkları arasında olası bir bağlantıyı ortaya koydu.

Toplumların üreme sağlığını olumsuz yönde etkileyen çevresel faktörlerin başında iklim değişikliğinin geldiği açıklandı.

Hamileliğin belirli zamanlarında düşük ve yüksek biyotermal strese maruz kalmanın, bebeklerin doğumdaki gebelik yaşlarına göre daha küçük veya daha büyük olma riskiyle bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Çalışmada ortalama biyotermal maruziyet 8,1 ile 30,0 santigrat derece arasındaydı.

Çalışmada, mevsim normallerinin altında sıcaklıklar yaşanan kış mevsimi ve normallerin üzerinde havanın ısındığı yaz mevsiminde hamile kadınlar gözlemlendi. İklim değişikliği ve biyotermal faktörlere maruz kalan hamilelikler, düşük doğum ağırlığı ile sonuçlandı.

Çalışma lideri Dr. Sylvester Dodzi Nyadanu, bunun özellikle hamileliğin belirli aşamalarında geçerli olduğunu söyledi.

Dr Nyadanu, "Bir bebeğin doğumdaki büyüklüğü, ilk yıldaki ölüm riskiyle, çocukluktaki gelişim sorunlarıyla ve yetişkinlikte çeşitli hastalık riskleriyle güçlü bir şekilde ilişkilidir." dedi.

Anormal fetal büyüme gözlenen hamilelikler, genellikle 35 yaş üzeri, erkek çocuk bekleme, kırsal kesimde yaşama, hamilelikte sigara kullanımı gibi etkenlerden kaynaklanıyordu.

Dr Nyadanu, çalışmanın, iklim değişikliğinin sıcak veya soğuk hava dalgalarını, vektör kaynaklı hastalıkları, kasırgalar, sel, kuraklık ve orman yangınları gibi doğal afetleri, gıda ve su güvensizliğini şiddetlendirerek üreme sağlığına yönelik tehdidine ve birçok doğal ve çevresel durumu değiştirdiğine dair artan kanıtların bir parçası olduğunu belirtti.

Araştırmanın lideri, "Termal strese maruz kalma, dehidrasyonu artırır ve oksidatif stresi ve sistemik inflamatuar yanıtları tetikleyerek üreme ve fetal sağlık açısından olumsuz sonuçlara yol açar" dedi.

Son olarak, "Hamilelik, iklim değişikliğine karşı hassas bir dönemdir ve bu nedenle iklim bakımına yönelik herhangi bir müdahale, üreme sağlığı bakımıdır" açıklamasında bulunuldu.

İklim değişikliği bebeklerin doğum ağırlığını etkiliyor mu?