Yılık izinleri boşanma davasında başına dert oldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi tarafından görülen ilginç davada kullandığı yıllık izinleri eşi ve çocuğunun yerine memleketinde değerlendiren adam suçlu bulundu. Şiddetli geçimsizlik bahanesiyle boşanmak isteyen çiftin talebi mahkemece reddedildi.


Yılık izinleri boşanma davasında başına dert oldu

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, senelik izinlerinde eşi ve çocuklarıyla beraber geçirdiği zamandan daha fazla memleketinde olan erkeği kusurlu buldu.

Bir çift, şiddetli geçimsizlik gerekçesiyle boşanmaya karar verdi. 6. Aile Mahkemesi’nde görülen boşanma davasında, kadına nafaka verilmesi kararlaştırıldı. Mahkeme, erkeğin boşanma ve tazminat talebini reddetti. Senelik izinlerinde eşi ve çocuklarına yeterince vakit ayırmayıp memleketine gittiği öne sürülen koca, kararı temyiz etti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, dava dosyasını tekrardan inceledi. 6. Aile Mahkemesi’nin tarafları eşit kusurlu kabul ederek boşanmalarına karar verildiğinin hatırlatıldığı Yargıtay’ın içtihat metninde, “Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin kadını annesinin evine götürerek istemediğini söylediği, izinlerinde eşi ve çocuğundan çok memleketinde vakit geçirdiği, böylece eşi ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmediği, davalı-karşı davacı kadının ise, güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı kadının gerçekleşen kusurları dikkate alındığında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda erkeğe göre ağır kusurlu olduğunun kabulü lazım. Mahkemece verilen boşanma kararı, bu nedenle neticesi itibarıyla doğru olduğundan, erkeğin davanın kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası isteğinin reddi lazımken, yazılı biçimde yoksulluk nafakası takdiri doğru görülmemiştir. Mahkemece, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçe gösterilerek erkeğin maddi ve manevi tazminat istekleri reddedilmiştir. Davalı-karşı davacı kadın boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda kişilik haklarına saldırı teşkil eder özelliktedir. Mahkemece, tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak, davacı-karşı davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” denildi.

Öte yandan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin başka bir kararında eşini ailesi ile görüştürmeyen kocayı ağır kusurlu saydığı söylendi. Oturmuş Yargıtay içtihatlarına göre boşanmaya sebep olan bazı hususlar şu şekilde sıralanıyor: “Eşinin fiziki nitelikleri ile alay etmek, eşini beğenmediğini söylemek, başkalarıyla kıyaslamak, çocuklarına hakaret etmek, eşini ailesi ile görüştürmemek, ailesi ve çocuklarına ilgisizlik.

İlginizi Çekebilir

Gülman çiftinin boşanma davası reddedildi

Gülman çiftinin boşanma davası reddedildi

Birbirlerine onur kırıcı davranış ve zina suçlamasıyla boşanma davası açan Kemal Gülman ve Feryal Gülman'ın açtıkları dava yeterli delil olmadığı gerekçesiyle mahkemece reddedildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Yorum Yaz